Merak ediyorum acaba diğer ülkelerde de böyle mi? Yani gerçekten birileri insanların olimpiyatları "coşkuyla" beklediğini ya da olimpiyatlar var diye coştuğunu falan düşünüyo mu? Burda öyle bişey olmadığı kesin, kimde neden olimpiyat coşkusu olsun ki :D Sokakta olimpiyat diye coşan bi adam olsa dayak yer yani burda, eminim :D
Ne bileyim ben keyifle izliyorum olimpiyatları (40 yaş üstü insan lafı) ama coşku nedir bilemedim... ""Ekranları başında"" atletlerle beraber koşan, yüksek atlayanlarla zıplayan, gerektiğinde suya giren! vs. insanlar mı var acaba? Aslında çocuklardan böyle bişey beklenebilir
Kızgın anne: Bey bu çocuk yine bişeyleri balkondan fırlatıyo uzağa atıcam diye..
ya da
Velet: Anne ben 5000 metre koşup geliyorum heheheheh
Kendini pokemon sanıp balkondan atlayan çocuklar olduğuna göre kendini atlet sanıp balkondan atlayan çocuklar da gayet olabilir bence burda ve eğer öyle bir şey olursa işte ben ona coşku derim :D
Neyse ben olimpiyatlarla ilgili gayet komik olduğunu düşündüğüm genel kanılarla alay etmek istiyorum!! Onun için coşku kısmını geçelim.. Galiba madde madde gidersem daha bi derli toplu olacak, olimpiyat ruhuna yakışır falan filan, s.kiyim ruhunu :D
1-) Alınan her madalya aynı değerde falan değildir, bazı madalyaları kimse sallamaz:
Bunu kabul edelim, birbirimizi kandırmaya gerek yok. Bilmemkaç metre kayık kürek odun yarışmasına toplam 5 takım katılıyor, finale 4ü çıkıyomuş e 3ü de madalya alacak zaten a.k. bi de takımlar 4er kişi YUH!! Ben 90 dakikadan bilmem kaç tane maç yapacam bi sürü takımı eleyip çeyrek final yarı final sonra da finale çıkıcam falan, beyefendiler 5 takımdan 4e girecek, sonuncu olmazsa da madalya alacak, e mümkünse sonuncu olana da madalya vermeyin hani! (aslında sorun kayık odun yarışmasındaki madalya değil de, futbolda alınan madalyanın 30 sayılmamasında hehehe, kroyuz ya futbol HÖT! ) Tabii işin şakası bir yana CİDDEN bazı madalyalar bence oldukça gereksiz (şu ana kadar yazdığım en hanzo şey bu oldu galiba :D ) gerkeçten bak, valla gerek yok madalyaya falan :D
Benim düşünceme göre olimpiyat komitesi bazı spor dallarına madalya vererek hata yapıyo ya da olimpiyat komitesindeki yaşlı dedeler milletle taşak geçiyolar. Esas amaç bu, biz farkında değiliz.. Bi tane reklam vardı dedeler kılık değiştirip rock star oluyodu fln. O tarz bişeyler olabilir, böyle o dedeler oturup
-Mala bak, anca zıplarsın!!
ya da
-Lan Recep, var ya, biz şu mala madalya versek hayatını zıplamaya adar!
diyo olabilirler hehehehe
-Oluuum erkekler 20 bin metre koşu koyalım, dönsün dursun ibneler
de olabilir! :D
Düşünsene bi birisi sana madalya vercem diye seni ömrün boyunca zıplatıyo hahahah.. Birinin hayatıyla oynamanın en dandik yolu "falan" olabilir.
Hani filmlerde olur ya, çok yetenekli bi çocuk vardır, siyah takım elbiseli güneş gözlüklü amcalar ellerinde deri çantalarla gelip çocuğa süper bi teklifte bulunurlar, çocuğu dünyanın bir numarası yapmak için.. Ya da çocuğu bilmemne deneyinin başına oturtmak falan için olabilir, yeni filmlerde çocuk bilgisayar programcısı da oluyo, sadece osurarak başarıya ulaşanı da var, onu da izledim..
Birisi bana gelse günde 8 saat zıpla sana olimpiyat madalyası vercem dese
-s.ktir git olum manyk mısın? derim!
Böyle demesem de akıl sağlığından şüphe eder "madalya sende kalsın" derim!! :))
Sen böyle çalış didin oku falan, bigün okul çıkışı karşında ciddi amcalar bul, işte beni bilimadamı yapacaklar, beni rockstar yapacaklar ya da ne bileyim sen bundan sonra FBI için çalışacaksın falan diyecekler diye hayaller kur, umutlan ve ciddi amcalar gelip sana seni dünyanın bir numarası yapıcaz yalnız her gün 8 saat hoplaman gerekiyo desin. Oturup ağlaman lazım, başka türlü olmaz..
Demek ki neymiş, gerçekten de bazı olimpiyat dalları fasa fisoymuş :D
Ben şu olimpiyat dedeleri fikrini benimsedim. Dedeler işini iyi yapıyo bence, şöyle bi düşününce adamlarda yaratıcılık olduğunu fark ediyosun..
Mesela ufak bir örnek olarak, adamlar bazılarını sadece hoplatmak yetmez bunlar sırıkla hoplasın diye düşünmüşler :D zaten bakıyosun sırıkla hoplayan bi abla var, ablanın kafası her daim iyi :D Evet Yelena Isinbayeva'dan bahsediyorum şu atlamadan önce sırıkla 5 dakika konuşan dünya rekortmeni abla! O mesela sadece zıplasa ona yeterli olmaz, onun sırıkla zıplaması lazım!
Onun sırıkla arasında başka bişey olmalı.. Abla demiş ki ben 5.5 metrelik sırıkla "başka bişey?!" yapamam en iyisi ben bununla atlayayım demiş hehehe. (Hıncal Uluç abimiz Türkiye'de gençlere "olimpizm" büyük harfle OLİMPİZM ruhunun yerleştirilmesi gerektiğini söylüyor, al sana olimpizm ruhu Hıncal abi, bizden bu kadar oluyo :D ) Her ne kadar bu söylediğime inanmayacak olsanız da, ben aslında böyle düşünmüyorum ama bizimkilerin olimpizmden anladıkları bu tarz bişey bence. Hıncal abinin dediğine de çok katılıyorum, bu ülkede insanlar kendilerini para kazanmak dışında bir şeylere adayabilselerdi herkes çok daha mutlu olurdu :)
NEYSE, devam, çok ciddileştik bi an :D
Yelena ablanın yaptığında en anlamadığım şey o sürede sırığa neler söyleyebileceği? Yani hadi sırıkla konuşuyosun ama o kadar süre ne söylüyosun?
- Kanka benim yüzümü kara çıkarma, gözünü seveyim..
falan diyebilirsin, ama 5 dakika ne konuşulur ki sırıkla?
Madde 2'ye geçerlim, madde madde gitme olayı yalan oldu bile aslında :D Bu olimpizm ruhuyla bu kadar.Beni televizyona çıkartsalar olimpizm diyemem utanırım, çok afilli kelime. Tabii niye beni televizyona çıkartıp olimpizm dedirtsinler di mi :D Bunun kabusunu görmem işallah hehehehe
2-) Olimpiyat şampiyonu olmak çok karizmatik bir olgu da olabilir, tam tersi de:
Böyle tahminimce bir çok insan evinde bi olimpiyat madalyası olsun isterdi, herkesin bunun için kendince sebepleri de vardır ama çoğunluk bunun çok karizmatik bir şey olduğunu düşünüyodur diye düşünüyorum. (böyle diyalektik düşünce vs. var ya, bu düşünce yapısının da bi ismi olmalı! )
Neyse, şimdi olayın bir çok boyutu var bence, yani olimpiyat madalyası acayip pis başa bela da olabilir bence. Direk örnek vermek istiyorum, mesela Usain Bolt'un oğlunu düşünün. Çocuk okula gidiyo sınıfta hoca soruyo:
Hoca: Oğlum senin baban ne iş yapıyo:
Velet: Hocam benim babam dünyanın en hızlı adamı
Sınıf : heheheıhasdıfhasdpısdh
Bir kere burdan çıkarılacak çok ders var, ilk olarak dünyanın her yerinde erkek adamın erkek oğlu olur, bu bir, sonra her yerde öğretmene hoca denir ve hoca çocukların babasının ne iş yaptığını sorar. Usain Bolt'un madalyasının oğlundan bu gibi götürüleri de var. Usain Bolt aldığı altın madalyanın dünyanın bi ucundaki birine oğluyla ilkokul öğretmeninin arasındaki olası diyalogu düşündürdüğünü bilse acaba ne yapardı? Ya da bunu da düşündüğünü bilse fln. (yazıyı burda bitirsem akıl sağlığım için iyi olabilir, ya da sizin burayı okumaya devam etmeniz için)
Ok bu muhabbeti burda bırakıyorum, başka örneğe geçelim. Benim aklım en çok buna takılıyo mesela:
Diyelim ki 50-60 yaşındasınız (siz dedim, okura saygı, het höt!) arkadaşlarla oturmuş konuşuyosunuz falan, mümkünse böyle biraz görmüş geçirmiş insanlar olsun. hani olur ya herkes gençliğinden bahseder falan herkes işte ben gençken çok pis gitar çalardım falan der. O tarz bi muhabbettesiniz, herkes anlatıyo da anlatıyo, çoğu da abartır büyük ihtimalle (boktan düşünce tarzı)
Yukarıda diyalektik düşünce tarzı falan demiştik ya, benimkinin adını koydum. Boktan düşünce tarzı :D
"çoğu da abartır büyük ihtimalle " KOMİK! :D Ben de abartır mıyım acaba 50-60 yaşında?
Neyse, işte herkes anlatıyo falan elemanın biri de konuştu konuşacak ama konuşamıyo. Herkes bişeyler yapmış falan bu susuyo. Israr ediyosunuz ona anlatması için (bu okura "siz" deme tribi yormaya başladı :D ) o da söylüyo:
-Ben gençken müthiş gülle atardım
HEHEHEHEHE! Ben böyle bi olaya şahit olsam
-Anca sıçarsın olum sen
derdim hahahahaah. Lan adam her gün 8 saat çalışmış, kasmış olimpiyat şampiyonu falan olmuş, gördüğü muameleye bak. Valla benim olimpiyat madalyam olsa 50-60 yaşındayken ben çok iyi gülle atardım demem, kendime saklarım!
...
-Blog Stop.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment